HOŞGELDİNİZ
   
 
  EFSANE OLAYLAR


Bu İlyas Aslantaş bizi birgün öldürecek valla... Bu olay çok yakında oldu. İlyas Aslantaş Temmuz 2008 in başlarında eşei Zülfiye Aslantaş ile alış-verişe Yalak'a giderler. Dönüşte tam susaya çıkarken at birden düşer ve yere yığılır. Dedem ve anneannem(Ebem) ne yapacaklarını şaşırmış bir vaziyette çırpınırlar. Sağa koşarlar, sola koşarlar elden birşey gelmez. At gözgöre göre ölmektedir. Ve nihayet bit,rşey yapamazlar... Zavallı at oracıkta cansız olarak kalakalmıştır. Ve binerler yoldan geçen bir arabaya köye gelirler. Sonra dedem kaynı Abuzet Dayı ile Yalaka geri dönerler. Çünkü at arabaya koşulu iken ölmüştür. Arabayı almak için giderler Yalak'a... Giderler Abuzet dayının atına arabayı koşarlar.. At orada öldü diye bırakır gelirler. İşin çok komik olan yanı öldü diye bıraktıkları Atın, birgün sonra yıkıldığı yerden kalkarak köye dönmesi. Yani öldü diye bıraktıkları at, birgün sonra köye dönmüş dönmesine ama evin önüne gelince yıkılıp orada gerçekten ölmüş. Dedem galiba hayvanı aç bırakmış, oda dönüşte açlıktan bayılıp kalmış. Sonra orada ne bulup yediyse kendine gelen hayvan ölürsem köyümde ölürüm diyerek inat edip köye gelmiş ve dedemin kapısında ölmüş. 

ŞahinKuş


........................................
Bir itirafta Ispartada görevini başarı ile sürdüren Hasan Özdemir'in oğlu Nuh Özdemir'den geldi. Mustafa Şahin'in oğlu Kerim Şahin'in düğününde unutulan bir geleneği Muammer Seyhan'ı satma pahasına da olsa Fettahderelilere hatırlatan Nuh Özdemir, Muammer Seyhan'ın mis kokulu tezekle traş edilmesine neden oldu. itirafında Nuh Özdemir, " Aslında gelin alınmaya gidildiğinde eski gelenekler unutulmuştu. Ben ne yapıp edip şu Muammeri eski usulle yani tezek, kötü su ve tırpanla traş ettirmem gerekir. Sonra kız evinden gelinin yakınlarından birini buldum. Damadın dayısını neden tıraş etmiyorsunuz dedim " şeklinde itirafı geldi. Tabii ki bu olay öyle bir hızla gelişmişki Seyhan neye uğradığını şaşırmış. "Ulan nerden çıktı bu adet eskidendi" falan demeye kalmadan kendini berber koltuğunda bulmuş. Söylentilere göre bu tıraştan sonra MUAMMER SEYHAN'ın sakallarında ve bıyıklarında gözle görülür artışlar olmaya başlamış. Hatta bu tıraştan sonra herkes ona RECEP İVEDİK olarak takılmaya başlamış. Bu haberimizi alan MUAMMER SEYHAN bakalım sitemize ne gibi açıklamada bulunacak... Seni satanı bulduk Muammer...
 
...................................................................


Bir bombada benim dedem İlyas Aslantaştan...
Edinilen istihbarat çalışmalarına göre : Birgün köyümüzün bekçilerinden İlyas Aslantaş, Kayseri'ye kızı Ferdanenin yanına gelir. Tabiiki bu olay yaklaşık 20 yol önce gerçekleşmiştir. O zamanlar nerde araba... Öküz arabaları ile gelir hunatta Kayseriye ulaşır. Sonra yürüyerek Cumhuriyet Meydanı'na geçer. EEE yüküde çoktur, yardıma gelecek olan damadı Cuma Şahin'de o gün gecikir yada eker adamı. Dedem bekler, bekler gelmez. Karar verir torbaları birine emanet edip kızının evine gitmeye. Bakınır etrafına kimseyi göremez sonra gözüne bir adam ilişir.Elinde kılıç bekliyor meydanda. Gider adamın yanına derki " Bak amca bu torbalar sana emanet. Ben kızım Ferdanenin evine gidip geliyorum. Ordan damadım Cumayı göndereyim bu torbaları ona ver" demiş...  1 Saatlik yolculuktan sonra eve varmış babama olanları anlatmış. Beraber dönmüşler meydana. Aramışlar taramışlar torbalar yok. Cuma Şahin sormuş torbaları kime enamenet ettin diye. oda eskiden meydan parkının önünde sergilenen şuan fuarda olan Atatürk heykelini kastederek " Bu adama teslim ettim" demiş. Cuma Şahinde heykele mi teslim etttin demiş. Başmaşı gülmeye. Daha sonra dedem Ulu önderimiz Atatürke başlamış kızmaya : " Sana torbaları teslim ettik. Sende çaldırdı" diye. Neyseki Cuma Şahin birana önce dedemi uzaklaştırmış. Yoksa Bir daha Kurtuluş Mücadelesi verecektik. Ne diyelim allah iyiliğini versin dede...

BelgizarDoğanKuş





........................................................................




--------------------------------------------

Kim bu Fenerli... 

Uçankuşlardan gelen son yeni bir habere göre, Fenerbahçeli bir köylümüzü Aslan Özçelik, Kayseri-Galatasaray karşılaşmasına götürmüş. Tabiiki bu Fenerli kardeşimizde her iki takımın renklerinin Sarı-Kırmızı olduğun tahmin edememiş yada aklına gelmemiş olsa gerek, Aslan tarafından sezdirilmeden Galatasaraylı seyircilerin bulunduğu tribüne götürülmüş. Kapılar kapandıktan sonra Kayseri taraftarlarının arasında olmadığını ve Galatasaray taraftarının arasında olduğunu farkeden bu kardeşimiz paniklemeye başlamış. Tam aski istikamette bir takım, ezeli düşman takımının seyircileri arasında yeralmak hiç hoşuna gitmemiş. Kayserisporu desteklemeye gelen bu kardeşimiz bir anda neye uğradığını şaşırmış. Bu arada Aslan Özçelik'de kıs kıs gülmeye başlamış. Hatta Galatasaray taraftarını da ateşleyerek "AYAĞA KALKMAYAN FENERLİ OLSUN" tezahüratlarını yaptırmaya başlamış. Bu kardeşimiz zaten Fenerli olduğu için kalkmıyormuş ayaga taki...(Uçankuşumuzu altını ıslattı dedi ama....) Yani ne olduysa oldu bütün seyircilerin bakışlarının kendinde toplandığını hissedince (Ne Hikmetse) "AYAĞA KALKMAYAN FENERLİ" olsun sözünü yutarak her tezahüratta ayaga kalkmaya başlamış. Yapma be kardeş.... ÖzçelikKuş

Not: Bu Fenerbahçeli köylümüzün Cafer Özçelik olduğu yönünde aşırı şekilde veriler gelmeye başladı. İlk duyduğumuzda inanmadık ama arka arkaya mail,faks,telefon ve mektuplar alınca kafamızda soru işaretleri oluştu. Cafer Özçelik'ten açıklama bekliyoruz...Bunun öcüde fena şekilde alınmış galiba...

--------------------------------------------



----------------------------------------------------
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ile Türkiye Cumhuriyeti Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın başı yine bizim köylü birisi yüzünden dertdeymiş. Kuşlarımızın bize bildirdiğine göre Ağa Özçelik'in ortanca oğlu Mümlani (İlyas) Özçelik, Toki'ye başvurmuş. Gerekli dökümanları ve belgeleri tamamlayarak Tokiye başvuran Mümlani'ye bir ev çıkmış.(Hayırlı Olsun)... Bunun neresinde dedikodu var ki diye düşünürken kuşumuz bombayı patlattı. Şok... Şok...Şok... Bizim Mümlani, Toki'den bana ev çıktı diye gece gündüz inşaaat alanında hatta aparmanın girişinde yatıyormuş. Kimse gelipte evimi elimden almasın diye. O aparmanda daire çıkan komşularını bile kapıdan içeri almıyormuş. Toki İnşaat işçileri de rica minnet bazen çalışıyormuş, bazen çalışamıyorlarmış. Mümlani Özçelik, öyle sahiplenmiş ki kendine çıkan kurayı inşaatçıları bile almıyormuş alana. Onlarda bıkmış Mümlani'nin inşaat alanında yatmasından. Son çare olarakta Başkan Özhasekiye ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına şikayet etmişler. Hatta, Büyükşehir Belediye Başkanı Özhaseki, sitemize ulaşarak Mümlani'den kurtulmak istediğini gerekirse Ak Parti'den kendisinin yerine Mümlani'yi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday göstereceğini bile bildirdi... Bu haberden sonra Başbakan bile ararsa şaşırmayın...Aman Mümlani sen galiba atalarımızın "ASLAN YATTIĞI YERDEN BELLİ OLUR" sözünü  "ASLAN YATTIĞI YERİN SAHİBİ OLUR" olarak anladın... Bak senin komşularında senden şikayetçi olmaya başladı. Sakın ha... onları bari onları apartman kapısından içeri al...Üzme onları. Birde sana tavsiyemiz eğer başkanlık için bunları yapıyorsan Özhaseki dünden razı şehri terketmeye... Hattta bütün Kayserililer seçim kütüklerini çevre illere taşımaya başlamış bile... Neyse merak etme bütün Haydanlılar adına söz oyumuz sana yeterki Toki ve Büyükşehir Belediyesini rahat bırak. Adamlar tokinin bütün hisselerini sana vermeye razılar. Bizden kaçmaz sayın Özçelik Mümlani...
İlyasKuş

---------------------------------------------------

Bunu yaptın ya helal olsun Muammer Seyhan... Uçankuşlarımızdan aldığımız haberlere göre Muammer Seyhan hala internete bağlanmaya çalışıyormuş. Nasıl bağlanılır diye kapı kapı dolaşıp bilgi toplamaya başlamış. Bu arada Marmara Adası Saraylar Beldesi'ndeki Türk Telekom çalışanlarının da hayatlarını zehir etmiş. Gelen bilgilere göre Türk Telekom ekibi tası tarağı toplamış, mermer taşıyan gemilere atlamış karşı komşumuz olan Yunanistan'a sığınma talebinde bulunmuşlar...Nedenini araştırdık sorduk Muammer Seyhan yine karşımıza çıktı. Hatta gelen bilgilere göre, Türk Telekom ekibi sadece sığınma telebinde değil vatandaşlık başvurusunda da bulunmuş bile. Ne olur ne olmaz Muammer Seyhan Türkiye'nin herhangi bir yerinde karşımıza çıkar diye. Gelelelim olayın aslına... Daha önceki dedikodularda değindiğimiz gibi Muammer'in evinde 3 tane bilgisayar varmış. Bu haber doğrulandı. Ama Seyhan bir türlü hala internete bağlanamadı. Bağlanmak için çalmadığı kapı kalmamış. en son olarakta Türk Telekomun kapısını çalmış ve demiş ki "İlla şartmı telefona abone olmak. Telefona abone olmadan başka bir kablo ile bağlanamayız mı. Yani siz aradan çekilseniz de ben direk bağlansam olmuyor mu. Benim özel hayatım var sizin kablonuz olmadan ben bağlanamaz mıyım" Tabii ki bu sözler tekbir seferliğe mahsus değil. Muammer aylarca gidip gelmiş Türk Telekoma.. EEE bunun sonucunda da Telekom tası tarağı toplayıp kaçmış. Nasıl mı ulaştı bu bilgi bize... Sitemizin yöneticisi Duymasın ama bizim telefon dinlememize takıldı. Seyhan ile İsmail Şahin telefonda bu mevzuyu konuşunken aynen şu cümleler geçti :

Muammer : Ula Karakazan yakacam sizi. Başımıza iş aştın. Ne o dedikodu köşesi oluşturmuşsun. Adımızı geçiriyorsun ikide bir. Bak senin yüzünden Türk Telekom adayı terketti.

İsmail: Niye laaa...

Muammer: Niye olacak laaa Karakazan...Sen yazdın evinde 3 tane bilgisayar var ama bir türlü internete bağlanamıyor diye. Bende Türk telekoma gidip durdum internete bağlayın beni diye. Bende soru sordukça onlar toparlanmaya başladı. Bir gün gittim ki binada  kimse kalmamış gitmişler. Birde not bırakmışlar "NE OLUR MUAMMER BİZİ ARAMA. ÖLDÜ BİL YETER"

İsmail: Yapma ya.. Olum ne yaptın ki adamları kaçırdın...

Muammer: Hakketten bilmiyorum Karakazan... Sana da sorayım bari. İnternete bağlanmak için illa şartmı telefon kablosu. Başka bir kablo ile bağlanamazmıyız. Ben bir türlü çözemedim ula doğru söyle bir bağlansam sizi yakacam. Telefon kablosu gerekli mi bağlanmak için...

İsmail: Yok be Muammer. Ne gerek var telefon kablosuna. Bak şimdi sen gideceksin bir hırdavatçıya. Onlardan 6 tane internet için soba borusu alacaksın, ondan sonra istediğin bilgisayara takıp bağlanacaksın. Tamam mı...

Yapma Muammer aman yapma. Senin yüzünden bizim sitede kapanırda köylümüze yazık olur. Sakın sakın sakın... Pes doğrusu böyle soruları öbür dünyada da sakın sorma. Senin yüzünden bütün insanlar hesaba çekilmeden cehenneme gönderilirde (Biz neyse) arada iyi insanlara da yazık olur. Sakın haaa. Böyle sorular sorma sen git Kuşeyreden yardım iste daha kolay gelir.Almanya'dan uçak falan kaldırırlar internetini kurmak için. Uçankuşumuza sorduk gerçek mi bunlar diye. Oda aynen "Valla abi aynen Muammer bunları sordu. İnternete telefon kablosu ile mi bağlanacağız. Bizim suçumuz yok"dedi.
Yapma Seyhan. Sakın... Bağlanda biz de kurtulalım, Türk Telekomda...::)))):::))))
ŞahinKuş


-----------------------------------------------------

Köyümüzdeki define için yıllar önce açılmış olan kuyunun sırrı çözüldü. Hatırlarsanız susanın üst tarafından büyük bir çukur üzerinden taş çıkartılarak açılmış ve büyük bir çukur ortaya çıkmıştı. O dönemde dedikodular "buradan birileri altınları çıkartıp götürmüş" diye konuşulur olmuştu. Bu kuyunun sırrı bomba gibi haber merkezimize düştü. Meğer kuyunun sırrı Ünal Doğan'daymış. Seyhan kuşumuzun bize ilettiğine göre, rahmetli Feyyaz (FİYAZ) Dogan oraya şeker sucuklarını saklamışki ileride kullanayım diye. Yıllar sonra o kuyunun açılmasının sırrı şimdi anlaşıldı. Yıldız Market sahibi Ünal Doğan, meğer o kuyudan ailesinin haberi olmadan şeker sucuklarını çıkartmış ve marketinde satmaya başlamış. Şok... Şok...Şok... Şimdilerde bu haberin duyulması ile ailesi arasında sıkıntılı günlerin başlayacağı kulağımızı gelen haberler arasında. Yapma Ünal... Ailen ile aranı yıllanmış şeker sucuğu yüzünden bozma... Bu arada gelen bir diğer habere göre ise Maliye Ünal Doğan'dan bıkmış artık uğraşmaktan devreye direk Başbakanı sokmuşlar... Başbakan ilgileniyormuş Ünal Doğan'ın bozuk şeker sucukları satması ile... Aman Ünal bu işi hallet yoksa devreye Birleşmiş Milletler girecekmiş ona göre... Haber mi nerden geldi... 
SeyhanKuş


------------------------------------------------------



Sitemizdeki dedikodu köşesini okuyan Kemal Doğan, İsmail Şahin'i tehdit ediyormuş. Olum yaktım seni diye...

BilinmeyenKuş


-------------------------------------------------------------------

Flaş... Flaş... Flaş...

Bu sefer Kuşumuz çok uzaklardan Marmara Adası Saraylar Beldesi'nden haber getirdi. Muammer Seyhan eskiciliğe başlamış. Bize ulaşan habere göre, arkadaşlarına evimde 3 tane bilgisayarım var ama daha kurmadım diye hava atıyormuş. Bizde kuşlarımıza haber saldık, araştırdık, soruşturduk, Nedir bu işin aslı diye... Şok... Şok... Şok... Bir adamın evinde neden 3 tane bilgisayar olsunki.. Bu yanıtlar gerçekleri bulmamıza yardımcı oldu. Meğer Muammer Seyhan, gurbette çalışıyorum diye gittiği yerde eskiciliğe başlamış. Kimde ne bilgisayar var onları topluyormuş. Galiba arkadaşımız TOPLAMA BİLGİSAYAR kavramını yanlış anlamış. Toplama bilgisayar denince ayrı ayrı markalardan çalışan parçalar biraraya getirilip bilgisayar oluşturulur. Sayın Seyhan senin toplayış şeklinde bir yanlışlık olsa gerek. Yoksa eve bilgisayar toplamakla "TOPLAMA BİLGİSAYAR" olmaz. Sakın haaa. Bu yanlıştan biran önce dön... Yoksa Saraylar Belediyesi zabıta ekipleri evini basarda bilgisayar çöpü evi şeklinde basına malzeme olursun... Sakın... Yapma Muammer Seyhan, bu bilgisayar toplama işinden vazgeç. Bir tane temiz birşey al o sana yeter... Eve çok bilgisayar almakla bu iş olmaz. Yakalandın. Temize çıkart kendini...
ÖzçelikKuş

Muammer'den cevap var : Kendisi sitemize telefon aracılığı ile ulaştı. Demek ki yukarıda ulaştırılan haber tamamen doğru imiş. Sitemizin yapımcısı İsmail Şahin'e telefonla ulaşan Muammer "Olum bu bilgileri sana Kenan mı aktardı. Yaktım ulan sizi. İkinizin de hayatını biliyorum" şeklinde tehditvari konuşarak bizim kuşlarımızı ürkütmeye çalıştı. Yemezler Dırik... Başka yöntemleri dene. Mesela : Sen bilgisayar toplamaya devam et. Belki bir ara topladığın bilgisayarlarla intennete girersinde buraya cevap yazabilirsin. ancak sen internete girmeyi becerdiğinde galiba biz birbirimize ışınla gidip gelecez... Acele et...


---------------------------------------------------



--------------------------------------------


Bomba.... Bomba.... Bomba....

Halil Özçelik'in büyük oğlu Aslan Özçelik harıl harıl zayıflamaya çalışıyormuş. Çeşit çeşit rejim taktikleri denemeye ve zayıflama ilaçları kullanmaya başlamış. Hatta tutar mı diye Irak Rejimi'ni bile denemiş. Sırrı ne diye uçankuşlarımıza haber saldık. Araştırdık, Sorduk, Soruşturduk... Bomba... Bomba... Aslan'ın harıl harıl zayıflamaya çalışmasının nedeni hayırlı bir işmiş... Aslan nişanlanmış. Onun için hız vermiş rejime...Gözün aydın olsun da Aslan'ım, Ünal Doğan'ın vereceği çay olmadan bu iş olmazmış...Bizden Kaçmaz... 
ÖzçelikKuş

--------------------------------------


--------------------------------------------

Anketlerde ön sıralarda istediği yeri bulamayan Salih Şahin, sitenin yapımcısı ve yiğeni İsmail Şahin'in banka hesabına yüklü miktarda para yatırmış... Bankadaki istihbarat elemanlarımızın gözünden kaçmayan bu olay anında merkeze ulaştırılmış...

İsmail Şahin "Yok öyle birşey sadece amcamın bana borcu vardı onu aldım" demiş... Kaçmaz...
Şahinkuş


--------------------------------------------

Mustafa Şahin hala her sabah DSİ'nin servisini kaçırıyormuş. Daha dakikası dolmadan hareket etti diye kızıyormuş. Herkes iş başı yapıp öğle yemeğine çıkınca Mustafa Şahin işe yeni ulaşıyormuş. Bu davranış yaklaşık 25 yıldır devam ediyormuş.... ŞahinKuş

--------------------------------------------

Rahmetli Fevzi Seyhan'ın oğlu Muammer Seyhan ( Namı diyar Dırik ) 110 kiloyu geçmiş. Recep İvedik ile yarışmaya başlamış. Kendisine hedef belirlemiş... 150 kiloyu aşmak....
ŞahinKuş

--------------------------------------------

Bu sene Kurban etinden memnun olmayan Emrullah Güleş, Musa olmadan ben kurban kesmem diyormuş... 
ŞahinKuş

--------------------------------------------

Yusuf Şahin'in büyük oğlu Musa Şahin, ikidebir Babam Cuma Şahin'in bahçesine gece gizli gizli girip bahçe nasıl ekilir taktiğini çözmeye çalışıyormuş. gece görüşlü kameralarımıza takılan görüntülerde Musa Şahin babamın ektiği hiçbirşeyi beğenmiyormuş. Alınan istihbaratlara göre ise kendi bahçesini Fettahdereli eşi Nigar ekiyormuş. Musa Şahin ise ben ekiyorum diye herkese hava atıyormuş. Özellikle de babama.... Yakalandın Musa Abi...
ŞahinKuş

--------------------------------------

Yine aldığımız istihbaratlara göre Cemil Doğan'ın oğlu Kemal Doğan, öğretmen maaaşı ile geçinemiyormuş. Maaşı yetmediği için Doğu Garajı'na 5 YTL, Batı Garajı'na 6 YTL ve Şehir Terminaline ise hayrına taşımacalık yapmaya başlamış. Bu arada araştırıyoruz öğle aralarında da öğrenci falan taşıyormu diye... Çok yolcu taşıdığı için otomobili yetersiz geliyormuş. 9 'a aldığı arabasını 4' e  verip bir Otobüs bakıyormuş...
ŞahinKuş


-------------------------------------





 
 
Facebook beğen
 
SİNEMADA BU HAFTA
 
GAZETELER
 
 
Bugün 30 ziyaretçi (39 klik) kişi burdaydı!
MERHABA Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol